Siyaset sadece bir yönetim tekniği mi, yoksa kolektif bir onarım çabası mı?
Siyasal metinler yalnızca ne yapılacağını söylemez; aynı zamanda öznelere kim olduklarını, hangi tarihsel yaralanmalara maruz kaldıklarını ve hangi gelecek tasavvuru etrafında iyileşebileceklerini de fısıldarlar. Bu çalışma, Türkiye’nin siyasal hafızasında derin izler bırakan 1975 tarihli Mili Görüş metnini, alışılagelmiş ideolojik tartışmaların dışına çıkararak bir “psikopolitik inşa girişimi” olarak yeniden okuyor.
Bir psikiyatri uzmanı gözüyle yürütülen bu çözümlemede; kurumsal aksaklıklar sadece teknik birer hata değil, derindeki bir yön kaybının semptomları olarak ele alınıyor. Kitapta;
•Adalet; gecikmiş bir öfkeyi dindiren kurumsal bir vicdan,
•İktisat; insanı çalıştıran ama bozmayan bir karakter rejimi,
•Eğitim; epistemik utancı tersine çeviren bir özsaygı onarımı,
•Devlet ise yaralanmış kolektif benliği toparlayan bir merkez olarak deşifre ediliyor.
Milli Görüş’ün Politik Psikolojisi, ideolojik saflaşmaların ötesine geçerek; haysiyet, düzen, kalkınma ve medeniyet özsaygısı etrafında örgütlenen o büyük “yeniden yerleştirme” projesini analitik bir soğukkanlılıkla masaya yatırıyor. Siyaseti rakamların ve sloganların ötesinde, insan ruhunun ve toplumsal onurun bir arayışı olarak okumak isteyenler için sarsıcı bir rehber...









